BM genel sekreteri Guterres 16 yıl sonra Kıbrıs’ta: Yeni bir ‘Annan Planı’ masada mı?

Haber gorseli

Görev süresi yıl sonunda tamamlanacak olan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, tıkanan diplomatik kanalları açmak ve taraflar arasında yeni bir müzakere zemini oluşturmak istiyor. Adayı en son 2010 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ziyaret etmişti.

Guterres’in temaslarının ardından sonbaharda Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla 5+1 formatında geniş kapsamlı bir konferans düzenlenmesi hedefleniyor. Bu formattaki son toplantı Temmuz 2025’te New York’ta gerçekleştirilmişti.

KIBRIS DİPLOMASİSİNDE CRANS MONTANA VE SONRASI

2004 Annan Planı: Rum tarafının “hayır” oyuyla reddedildi.

2017 Crans Montana: Federal çözüm müzakereleri tıkandı

Post-2017 Türkiye Tarafı: “İki devletli çözüm” doktrini

2026 Guterres Girişimi: “Gevşek Federasyon” Arayışı

MASADAKİ SIZINTI: “GEVŞEK FEDERASYON” VE KAPALI MARAŞ DETAYI

BBC Türkçe’de yer alan habere göre BM Şahsi Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın 2024’ten bu yana sürdürdüğü temaslar sonucunda bir çözüm taslağı hazırladığı iddiaları basına yansıdı. Resmi olarak doğrulanmasa da diplomasi kulislerinde konuşulan ve Ankara tarafından “gevşek federasyon” olarak değerlendirilen taslakta öne çıkan başlıklar şunlar:

Tek Uluslararası Yapı: İki kurucu devletten oluşan, yönetimi Türk ve Rum taraflarınca paylaşılan ortak bir yapı.
Haklar ve Toprak İadesi: Kıbrıs Türk tarafına doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas haklarının verilmesine karşılık Kapalı Maraş başta olmak üzere bazı toprakların iade edilmesi.
Güvenlik Mimarisi: Garantörlük sistemi yerine NATO veya benzeri uluslararası güvenlik mekanizmalarının kurulması talebi.

ANKARA’NIN TAVRI NET: “İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM DIŞINDAKİ GİRİŞİMLER GEÇERSİZDİR”

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, 2017’deki Crans Montana görüşmelerinin başarısız olmasının ardından federal çözüm defterinin kapandığını belirtiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 ve 26 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği temaslarda Türkiye’nin tutumunu bir kez daha vurguladı.

Fidan, adadaki en gerçekçi çözümün Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli model olduğunu kaydetti. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da 25 Haziran’da yaptığı açıklamada, Türk halkının iradesini ve egemenliğini yansıtmayan hiçbir girişimden kalıcı istikrar çıkmayacağını duyurdu.

AB’NİN SÜRECE DAHİL OLMA ÇABASI VE ANKARA’NIN TEPKİSİ

BM temsilcisi Cuellar’ın süreç boyunca Ankara, Atina ve Lefkoşa dışında en sık ziyaret ettiği merkez Brüksel oldu. Avrupa Birliği (AB), Kıbrıs sorununun çözümünün gümrük birliği güncellemesi ve güvenlik iş birliği gibi Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanıklıkları açacağını savunuyor.

Ankara ise AB’nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını kaybettiğini belirterek sürece dahil edilmesine temkinli yaklaşıyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, 2004’te planı reddeden Rum tarafını üyeliğe alarak AB’nin tarafsızlığını yitirdiğini anımsattı. Ayrıca Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz’da kabul ettiği 1974 müdahalesine ilişkin rapor ve AB’nin Kıbrıs için özel temsilci ataması Türk tarafının sert tepkisine neden oldu.

ANNAN PLANI NEDİR? NE OLMUŞTU?

Annan Planı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından Kıbrıs sorununu çözmek amacıyla hazırlanan ve adada iki kesimli, iki toplumlu federal bir devlet kurulmasını hedefleyen kapsamlı bir barış planıdır. Plan; yönetim paylaşımı, toprak düzenlemesi ve garantörlük haklarının yeniden yapılandırılmasını öngörüyordu. 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan tarihi referandumda Kıbrıs Türk tarafı yüzde 64,91 ile “Evet” derken, Kıbrıs Rum tarafının yüzde 75,83 ile “Hayır” oyu vermesi sonucunda yürürlüğe giremedi. Planı reddetmesine rağmen Rum tarafının tek başına Avrupa Birliği’ne kabul edilmesi ve Türk tarafının izolasyonda kalması, Türkiye ve KKTC’nin federasyon modelinden vazgeçerek iki devletli çözüm doktrinine yönelmesindeki ana kırılma noktası oldu.

yok

Author: Onur Yıldız